Cuma, Eylül 16, 2005

[festivalden] duygu dolu "Eve Dönüş"

018
resmen gözlerim doldu ya. hüngür hüngür ağlamak istedim. sonra festival arkadaşımdan çekindim. gerçi onun da benden farklı bir hali yoktu. film bitince koltukta kalıyorsunuz öyle hareketsiz. zaten yerinizden kalkıp sokağa, o sahte, maskeli, süper rol kesen ama aslında berbat birer oyuncu olan insanların arasına girip bu büyüden uzaklaşmak istemiyorsunuz.
böylesi etki bıraktı film bende. saygıdeğer dostumuz fnb47'ye ikinci kez teşekkür etmek istiyorum(z), bu filmden özellikle bahsedip, gitmeme neden olduğu için. çünkü;
bu öyle bir şey ki ben bu filmi izlememiş olma olasılığımdan bile bahsetmek istemiyorum. çok kötü bir şey olurdu. bu filmden bihaber bir şekilde yaşama devam ediyor olabilirdim haberini almasaydım, festivali duymasaydım. kendi adıma büyük kayıp olurdu buna eminim. şimdiden ilk onuma aldım bu filmi. salondan çıkarken mutlaka bir şekilde elde etmeliyim diye düşünürken edememe olma ihtimaliyle korkuya kapılmıştım. çünkü filmi 35mm olarak izlememiz "acep kopyası yok mu satış amaçlı" diye bir düşünceye kapılmıştım. neyse ki evde yaptığım araştırma sonrası dvd'si mevcut bilgisine ulaştım. yani sadece izlemiş olmak bile büyük bir haz ama bana yetmiyor açıkçası. çünkü;
yapay hayattan, rol kesen insanlardan, sahte duygulardan kusarcasına tiksindiğim anlarda bu film bana anti-kıymık etkisi yaratacaktır eminim. paragraflar arttıkça beklentinizi yükselttiğime eminim ama böyle bir idealiniz varsa şimdiden durun. çünkü;
aslında filmde hiç bir şey yok. "hiçbir şey" hakkında bir film edasında işte o kadar temiz, sade, saf, masum yani salt insansı bir film. hiçbir efekt yok, çok nadir müzik var ve filmin geneli düşünüldüğünde çok az diyalog var. işte tüm bu yoklara rağmen sanki tüm bu yoklarla alay edercesine kocaman aslan gibi bir etki var filmin sindirimi sonrasında. amabu herkes için geçerli olmayabilir. aşka, insan ilişkilerine, uzakdoğuya bakışınıza göre alacağınız etki değişebilir. ama özellikle "insansı" şeylerden yana iseniz ilaç gibi gelecektir.
021
Ziyi Zhang'dan bahsetmeden geçmeyi asla düşünmüyorum. zaten bu kıza "kaplan ve ejderha" ile "hero'dan" dolayı ilgim vardı ama şimdi bu "ilk" filmi ile daha bir hayran kaldım. ya bu nasıl bir kızdır, üzerindeki o anlam verilemeyen büyüden midir nedir bilmiyorum ama rol yapma kavramı bu film için söz konusu bile olamaz. çünkü bu rol yapmak değil adetayaşamaktır. sanki gerçekten bu kızın yaşadığı şeyler bunlar ve kız hayatını yaşarken onu gizlice kameraya almışlar da biz de onu izliyormuşuz duygusuna kapıldım. başka şekilde ifade edemem bu olayı. o bakışlar, o gülümseme, o merak, o hüzünlenme anca bu kadar saf olur. onu hayran kalıp takdir ettikçe zıttı olan dışarıdaki sahte maskelilere iğrenmem bir o kadar arttı. böylesi olmalı, böylesi verilmeli, hissedilmeli bu hisler. merkezi örnek bu olmalı.
hero'nun da yönetmeni olan zhang yimou'dan , izlerken bitmesini hiç istemediğim, beni allak bullak eden, yıllarca unutamayacağım, 10'da 11'lik, eksiği çok ama fazlası daha çok olan bir film oldu eve dönüş.

Hiç yorum yok: